KEYBORSA
23/7/2008Değerli arkadaşlarım uzun süredir borsa konusunda yazılarım yoktu.
Yeniden yazmaya karar verdim ve yazılarıma bundan sonra değer verdiğim bir arkadaşımın sitesi olan www.keyborsa.com sitesinde devam edeceğim.


Değerli arkadaşlarım uzun süredir borsa konusunda yazılarım yoktu.
Yeniden yazmaya karar verdim ve yazılarıma bundan sonra değer verdiğim bir arkadaşımın sitesi olan www.keyborsa.com sitesinde devam edeceğim.
Değerli arkadaşlarım uzun süredir borsa konusunda yazılarım yoktu.
Yeniden yazmaya karar verdim ve yazılarıma bundan sonra değer verdiğim bir arkadaşımın sitesi olan www.keyborsa.com sitesinde devam edeceğim.
Değerli arkadaşlarım uzun süredir borsa konusunda yazılarım yoktu.
Yeniden yazmaya karar verdim ve yazılarıma bundan sonra değer verdiğim bir arkadaşımın sitesi olan www.keyborsa.com sitesinde devam edeceğim.
Değerli arkadaşlarım uzun süredir borsa konusunda yazılarım yoktu.
Yeniden yazmaya karar verdim ve yazılarıma bundan sonra değer verdiğim bir arkadaşımın sitesi olan www.keyborsa.com sitesinde devam edeceğim.
Değerli arkadaşlarım uzun süredir borsa konusunda yazılarım yoktu.
Yeniden yazmaya karar verdim ve yazılarıma bundan sonra değer verdiğim bir arkadaşımın sitesi olan www.keyborsa.com sitesinde devam edeceğim.
Değerli arkadaşlarım uzun süredir borsa konusunda yazılarım yoktu.
Yeniden yazmaya karar verdim ve yazılarıma bundan sonra değer verdiğim bir arkadaşımın sitesi olan www.keyborsa.com sitesinde devam edeceğim.
Değerli arkadaşlarım uzun süredir borsa konusunda yazılarım yoktu.
Yeniden yazmaya karar verdim ve yazılarıma bundan sonra değer verdiğim bir arkadaşımın sitesi olan
http://www.keyborsa.com/showthread.php?t=2873
sitesinde devam edeceğim.
ERKEK- Söyle.
KADIN- . . . . . . . . . . . .
ERKEK- Söylesene!
KADIN- Acelen varsa söylemiyim.
ERKEK- Acelem yok ama çıkıcam, söyle
KADIN- Söyle söyle diyip üstüme gelme.
ERKEK- Ya niye üstüne geliyim. Bişey söylemiycek miydin?
KADIN- Yok bişey yok. Ne söylicem ki sana?
ERKEK- Yanlış anladım demek ki. Çıkıyom ben o zaman.
KADIN- Çık sen, çık. Hep kaç!
ERKEK- Yok kaçırmam otobüsü bugün. Bak daha onbeş dakka var.
KADIN- Altında kalırsın inşallah!
ERKEK- Ne?
KADIN- Bişey söylicem demiştim. Ama beni dinliycek zamanın yok tabii.
ERKEK- E sen ne söyliyim ki demedin mi?
KADIN- Git, tamam git!
ERKEK- Hey allahım! Ben gene yanlış anladım o zaman.Söyle ,dinliyom.
KADIN- ............
ERKEK- Heeeee! Beş dakka kalmış otobüsün kalkmasına. Söyle
KADIN- söyle diyip.
ERKEK- Euzübillahiminnnn. . .
KADIN- Ne?
ERKEK- Yok bişey. Söylicen mi?
KADIN- Söyliyim de bir an önce kaç dimi? Vaktini alıyom.Arkadaş
ERKEK- Hayatım, hergün görüyorlar beni. Niye özlesinler?
KADIN- Özlerler. Onları can kulağıyla dinlersin çünkü.. Nedense işe giderken çok neşeli oluyorsun. Ne bekliyorsa seni orda
ERKEK- Bi dolu iş bekliyo. Ne beklicek ki?
KADIN- Biliyorum o işleri. İki ayaklı, boyalı, parfümlü işler.
ERKEK- Yok artık, daha neler! Senin sinirlerin bozuk galiba.
KADIN- Evet bozuk. Sabahtan beri peşinden koşuyoruz, bişey söylicez diye.
ERKEK- Söyle diyom ben de sabahtan beri.
KADIN- Sorun da bu zaten. Söyle diyosun söylüyorum, sus diyorsun susuyorum.Benim söz hakkım mı var bu evde?
ERKEK- Güzel karıcım niye olmasın! Ya, ben sana ne zaman sus dedim ki?
KADIN- Bi de deseydin. Konuşmaya da hakkım olmasın. Şu televizyon benden değerlidir bu evde.
ERKEK- Yok artık o kadar da değil, iyice abarttın. Senin canın sıkkın anladım.
KADIN- Ne? O kadar da değil mi?
ERKEK- Değil tabii.
KADIN- Yani ona yakın. Anladım. Avukata gidiyorum.
ERKEK- Ne? -
KADIN-Avukata gidiyorum. Bu iş biter. Hüüüüüüü! ! . .
ERKEK- Ya, ne dedim ki ben şimdi?
KADIN- Allahım bi de soruyo. Hemen gidiyorum.
ERKEK- Nereye?
KADIN- Bi telefunkenden değerli olmadığım bu evden gidiyorum.
ERKEK- Tamam Hayatım , Sustuuum.
KADIN- Susma! Bişey söyle, kaçma. Sus, konu kapansın. Git işine mutlu mutlu.Hayat devam etsin. Yok öyle.
ERKEK- Tamaaam konuşalım. İşe gitmiyom o zaman.
KADIN- Naaparsan yap. Ben gidiyorum.
ERKEK- Nereye?
KADIN- Odama.
ERKEK- Eeeee?
KADIN- Ne istiyorsun?
ERKEK- Konuşmak.
KADIN- Günaydıııın!
ERKEK- Eveeet, heh he!
KADIN- . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
ERKEK- Yaa dur! şaka yaptım. Ortam yumuşasın diye. Ağlama ya!
KADIN- Hüüüüüü! . . . . Üzme sen kendini benim için.
ERKEK- Kimin için üzcem, karım diil misin?
KADIN- Olmaz olaydım.
ERKEK- Tatlım. . . Büyütüyorsun ama.
KADIN- Ne?
ERKEK- Biraz abartmıyor musun?
KADIN- Ben mi?
ERKEK- . . . . . . . . . . . . . . ! ?
KADIN- Ben mi ha! Ben mi? Ben mi büyütüyorum? Topluyorum.
ERKEK- Ne?
KADIN- Hemen eşyalarımı topluyorum.
ERKEK- Saçmalama!
KADIN- Bırak kolumu, bıraaak! Zorba herif.
ERKEK- Tamam. Dokunmuyorum. Ama gitme, konuşalım.
KADIN- Uzak dur! Polisi ararım.
ERKEK- Yok artık. Hırsız mıyım ben?
KADIN- Evet, hırsızsın. Hayatımı, yaşama sevincimi çaldın.
ERKEK- . . . . . . . . . . . . . . . . . . !
KADIN- Söylicek bişey bulamadın. Dilini mi yuttun?
ERKEK- Bütün bunları ne zaman yaptığımı düşünüyorum.
KADIN- Beyimiz kavga istiyor galiba!
ERKEK- Hayır ama. . . . .
KADIN- Tamam. Kavga istiyosan, kavga ederiz. Noolcaksa olsun.
ERKEK- . . . . . . . . . . . . . . . . . . . !
KADIN- Gülücek bişey görmüyorum ben durumumuzda. Evliliğimiz çatırdıyor.
ERKEK- . . . . . . . . . . . . . . . . . . . !
KADIN- Sırıtma! Yemin ederim. Avukatı arıcam.
ERKEK- İstersen ara ama. . . . .
KADIN- Peki, hemen çeviriyorum.
ERKEK- Nişantaşı'ndan gidelim.
KADIN- Senin gelmene gerek yok. Ben taksiyle giderim.
ERKEK- Ben de geliyim. Hem şu uzun deri cekete de bakarız.
KADIN- Hııı? ! ! Sen nerden biliyorsun o ceketi?
ERKEK- Ajandana not almışın bugün bana söylemek için. Orda gördüm.Şimdi aklıma geldi.
KADIN- E. . evet. Şey!
ERKEK- Ben de arayıp ayırttırdım.
KADIN- İnanmıyorum.
ERKEK- Giderken alırız.
KADIN- Nereye?
ERKEK- Avukata.
KADIN- Eee. . . evet.
ERKEK- Ya da istersen bugün gitmeyelim avukata. Direk ceketi almaya gidelim.
KADIN- Aaaa. . . eeeeee. . . . olur.
ERKEK- Hayatım?
KADIN- Efendim?
ERKEK- Sen bana ne söylicektin?
KADIN- Boşveeeer
Ders 1.
Adamin biri tam dusa girmek üzeredir ve karisi da dusunu almis olarak kabinden çikmaktadir ki, kapinin zili çalar. Kapiya kimin bakacagi konusunda ufak bir tartisma sonrasinda kadin pes eder. Üzerine bir havlu alarak merdivenleri asagi iner ve kapiyi açar. Gelen esinin arkadasi x'tir.
Kadin daha selam veremeden x 'havlunuzu üzerinizden yere düsürürseniz size aninda 300 Euro veririm' der. Kadin bir müddet tereddüt eder, ancak havlunun dügümünü açarak havlunun düsmesini saglar. X ona bakar ve 300 Euro verir ve söze devam eder:
'Antrede dogabilecek ufak bir tensel yakinlik için size 500 Euro daha verebilirim, hem de derhal' der.
Önce saskin, fakat daha sonra adrenalinin verdigi heyecan ve alacagi para ile yapabileceklerinin anlik hayaliyle kisa bir duraksamadan sonra kabul eder.
Yasamis oldugu olayin ve kisacik bir süre içerisinde edinmis oldugu ufak servetin heyecaniyla merdivenleri yukari çikarak banyoya geri döner. Hala dusta olan esi ona kimin geldigini sorar.
'Arkadasin x' diye cevap verir kadin.
'Çok iyi, ona borç verdigim 800 Euro'yu getirecegini söylemisti, onu getirdi o zaman.'
1. hikayeden çikartilacak ders :
Eger bir ekipte çalisiyorsaniz bilgiyi saklamayin, paylasin. Karar mekanizmasinda belirleyici olabilir. Böylece yanlis anlasilmalarin ve disariya karsi kötü duruma düsmenin önüne geçebilirsiniz.
Ders 2 :
Aracinin direksiyonuna geçip kiliseye gitmek üzere yola koyulan rahip yolda yürümekte olan bir rahibeye rastlar. Aracini durdurur ve kiliseye kadar onunla gelmek isteyip istemedigini sorar. Kadin arabaya biner ve bacak bacak üstüne attiginda bacaklarinin güzelligi ortaya çikar. Rahibin gözü kayar ve bakayim derken kisa bir süre için aracin kontrolünü kaybeder. Araci tekrar kontrol altina aldiktan sonra sag elini rahibenin bacagi üstüne koyar. Rahibe ona bakar ve söyle der :
'Rahip, 129. ayeti hatirliyor musunuz ?'
Utançtan kipkirmizi olan rahip derhal elini çekerek rahibeye özürlerini siralar. Bir müddet sonra akli tekrar karisir ve rahibenin bacagina tekrar dokunur vites degistirme bahanesiyle ve rahibe ayni soru ile karsilik verir :
'Rahip, 129. ayeti hatirliyor musunuz ?'
Utancindan yine kizaran rahip elini çeker ve 'afedersin kardesim, insanoglu zayif düsebiliyor' der.
Kiliseye vardiklarinda rahibe arabadan iner ve tek kelime söylemeksizin, ancak çok manali bir bakis firlatarak kaybolur. Rahip aceleyle içeriye kosturur ve bir Incil alarak 129. ayeti açar okumak
için 129. ayet söyle demektedir :
Ileriye gidiniz, daha yukarlarda arayiniz. Orada güzellikler bulacaksiniz.
2. hikayeden çikartilacak ders :
Görev alaninizla ilgili her zaman bilgili olun, aksi taktirde firsatlari kaçirabilirsiniz.
Ders 3.
Pazarlamaci, sef sekreter ve Patron bir öglen paydosunda lokantaya dogru yürümektedirler. Parktaki banklardan birinin üzerinde sihirli bir lamba bulurlar. Lambayi ovarlar ve gerçekten de lambadan cin
çikar.
'Aslinda kisiye 3 dilek hakki veriyorum ama sizler üç kisi oldugunuz için hepinizin birer dilegini gerçek yapacagim' der cin.
Sef sekreter arsizca atilarak 'önce ben' diyerek siranin önüne yerlesir.
'Bahamalarda, muhtesem bir sahilde tatil yapmak istiyorum. Tatilim hiç bitmesin ve hiçbir dert hayatima girmesin' diye dilegini ifade eder. Ve hoop, ortadan kaybolur.
Simdi de pazarlamaci atilir ve 'simdi sira bende' der.
'Hayallerimdeki kadinla Tahiti sahillerinde Pina Colada içmek istiyorum' der ve hoop, o da ortadan kaybolur.
'Simdi sira sende' der cin digerlerinin patronuna.
'Ikisini de ögleden sonra islerinin basinda görmek istiyorum' der patron.
3. hikayeden çikartilacak ders :
Üstünüz olan birinin her zaman için önce konusmasina izin verin.